Ana Sayfa YAŞAM Güneş, ışık yayıyorsa güneştir.

Güneş, ışık yayıyorsa güneştir.

653
0
Paylaş

Franz Kafka’yı duymuşmuydunuz ? Dünya klasikleri ile bilinen bu müthiş yazar “Dava” isimli bir eser de bıraktı. O eserinde bahsi geçen konuların arasında kendi ile istişare ederken, hukuksuz bir şekilde kendisine açılan davayı düşünüp ardından, “ben sosyal hukuk devletinde yaşıyorum” diyerek kendisini de beni de güldürmüştür. Mesele tam da bu. Fakat ondan ziyade ben bu durumun kaynağını merak ediyorum. Kaynağı ne olabilir böyle bir durumun. Devletin kanunları ve anayasası dururken neden hukuksuzluk ister insanlar.

Ben bu durumun kaynağını ilkesizlik olarak niteliyorum. Bakınız, ilkesizlik kelime anlamında ki gibi ‘boş bir insan’ olarak değil, eğer ilkeleri ve  ne anlama geldiklerini bilmez iseniz de ilkesiz olursunuz. Benim tasfirim ile durum budur. Bu sebeple, naçizane kendim bu ilkeleri anlatmak ve açıklamak istedim.

Devletimizin temelleri bu ilkelere dayanır. Başta Cumhuriyetçilik diyelim.

 

Cumhuriyetçilik,

Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu belirtir. Osmanlı ardından tekrar bir hanedanlığın vatanı ve milleti zora sokmaması ve her zaman dimdik ayakta ilerlemenin anlamıdır. Güçler ayrılığı da bu neden ile vardır. Hataların en kısa sürede giderilebilmesi ve doğru kararların alınabilmesi demektir. Anayasamızın ilk maddesi olan “devletin yönetim şekli Cumhuriyettir” ifadesi ve ardından “kesinlik ile değiştirilemez” bu konunun önemini arz etmektedir.

 

Devletçilik,

Devletin üstünlüğünü niteler. Devleti devlet yapan kanunlarıdır. Bir söz paylaşayım, “Herkes bir yerde bir şekilde, kendi zihni ve fikri yapısının getirdiği kurallara tabiyen haklıdır. Dolayısı ile anayasa vardır” bu söz benim sözüm, bahsetmek istediğim şey herkesin kendince haklı olabileceği fakat herkes kendince haklı olursa buna kuralsızlık denir. Anayasa, herkesi bir çatı altında kendi hakları ve ödevlerine göre sabitler. Bu hükümetler içinde geçerlidir. Anayasa bu sebeple normlar içerisinde en yetkilisidir. Çiğnenemez ve çiğnetilemez. Çünkü bu dolaylı olarak devleti çiğnemektir.

 

Laiklik,

Laiklik, bazı kesimin “din düşmanlığı” ve ya “dinsizlik” olarak tasfir ettiği bu ilke onların bilgisizliğinden dolayı öyle sanılmaktadır. Eğer bu bilgisizlikten değil ise nankörlüktendir. 1921 Anayasasında bahsedilen “devletin dini İslamdır” ifadesi ahkam-ı şer’iyenin tenfizi hükmü nedeni ile 1924 Anayasasında kaldırılmış ve 1937 değişikliği ile “laiklik ilkesi” eklenmiştir. Laiklik peki nedir ? Laiklik, ibadet ve inanç özgürlüğüdür. Bir de şuna parmak basmak gerekir; dine kesinlikle karışmaz ibadete kesinlikle karışmaz değildir.  Bilhassa dinin doğru anlaşılması ve doğru ibadet edilmesini sağlamak da görevleri arasındadır. Fakat şu kesindir ki devlet işlerine dinin girmemesini sağlamak amacı ile getirilmiştir.

 

Halkçılık,

Halkçılık, sosyal devlet ilkesidir. Toplumda ki her kesimin her bireyin eşit olduğunu niteler. Anayasamıza, enternasyolanizmden geçmiştir. Halkın önemini, halkın üstünlüğünün gerekliliklerini belirtir. Vatandaşların sosyal durumlarıyla, refahlarıyla ilgilenir ve onlara insan haysiyetine yakışır, asgari bir yaşama düzeyi sağlayabilmek için gerekli sosyal yardım tedbirlerini alır ve geliştirir. Bunun yanı sıra sosyal devlet milli gelirin bireyler arasında adaletli ve dengeli bir şekilde dağıtılmasını sağlayacak tedbirleri alır. Sosyal devletin en önemli unsuru, kişilere sosyal hakların tanınması ve bunları gerçekleştirilmesidir. Bu ilke 1961 anayasası tarafından ilk defa resmi olarak ifade edilmiştir. Kısacası, hükümetlerin dağıttığı yardımlar, onların anayasal olarak görevleridir.

 

Milliyetçilik,

Milliyetçilik görüşü, sanıldığının ötesinde ulusçluktur. Atatürk, “Bu devleti kuranlar Türklerdir” demiştir. Ardından “Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olup, devletin dilini konuşan herkes Türk’tür” demiştir. Yani etnik ve ya sosyal grup ayrım gözetmeksizin herkesi bir yapan bir görüşe sahiptir. Ve nihayetinde “Ne mutlu, Türküm diyene” sözü de gayet açık bir şekilde kendini Türk kabul eden herkesin Türk olduğunu belirtmektedir.

 

Devrimcilik,

Bu ilkeyi kınayanlar olduğunu biliyorum ve ya halkın algısında nasıl olduğunu da biliyorum. Bilakis devrimcilik tartışmaya açık bir kelimedir. Anlamı aydınlanma, yenilenme ve değişimdir. Anayasamızda da bulunur. Sizlere şöyle açıklayayım; çağdaş devlet anlayışı az önce bahsettiğimiz sosyal devlet ilkesinin içerisinde bulunur. Çağdaşlıktan kasıt, yeniliktir nihayetinde. Ancak asıl bahsetmek istediği; ilim, fen ve teknolojinin ilerlemesi, dünyadan geride kalmamaktır. Bu bir açıdan revizyonizmdir. Değişimdir. Fakat bu değişim ilkesini kısıtlayan ve bu hale getiren de bundan önceki beş ilkedir.

Bu, toplam altı ilke aynı zamanda ideolojidir. Ben bu ideolojiyi yüreğimde taşımaktan sonsuza dek onur duyacağımı belirtmek isterim…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here