Ana Sayfa Slayt Gerçek Dünyanın, Yalan Hayatı

Gerçek Dünyanın, Yalan Hayatı

1054
0
Paylaş

Medyanın hayatımıza girdikten sonra olumlu ve olumsuz yönlerini hep tartışırız. Televizyonda gördüklerimizi tartışırken birden bire hayatımızın merkezine “sosyal medya” kavramı da girdi. Peki ya, sosyal medya hayatımıza ne gibi olumlu yönler kattı?

Evet, artık uzak ve yakın fark etmeden akraba, dost, arkadaş gibi bağımız olan insanlarla konuşma paylaşımlar yapmak daha kolay hale geldi. Uzun süre görüşmediğimiz insanlarla hasret gidermekteyiz. Sosyal medya sayesinde bilmediğimiz, tanımadığımız, keşfetmediğimiz hayatları vs. öğreniyor görüyoruz. Boş zamanlarımızı ya da kendimizce doldurmamız gereken boşluklarımızı dolduruyoruz. Ama dolu olan hayatımızı bomboş bir dünyaya çevirdiğimizi fark etmiyoruz.

Artık kitap okumuyoruz, sohbet edemiyoruz, paylaşmıyor ve en önemlisi gerçek bir hayatı yaşamıyoruz. Fotoğraflara gülüyoruz, kendimi iyi hissediyorum diyoruz ama sosyal medyadan çıkış yaptığımız an “Off” çekebiliyoruz. Yalnız kalmaktan korkuyoruz; tanıdık ya da tanımadık insanlarla mutluluk oynuyoruz bu sayede…

Özellikle yeni nesil olarak tanıdığımız gençlerimiz; okulda, dışarıda, kafelerde vs. mekânlarda sürekli birlikte olan ama yine de yan yanayken bile sosyal medyadan gözlerini alamayan; gece olduğunda bile telefonların yastık altında olmadan uyuyamayan bir gençlik oldu toplumda. Gençler araştırmayı, öğrenmeyi bir kenara atıp hangi sosyal medya da nasıl bir şey yapsam da popüler olsam çabalarına girmeye başladılar.

Evet, dijitalleşme, teknolojiye sahip olmak mükemmel ötesi ama biraz da gerçeğe dönmenin zamanı gelmedi mi? Telefonun ya da bilgisayarın klavyesinden, dijitalin dünyasından uzaklaşıp; kendimi sohbetlerimizi, konuşmamızı yapalım artık. Hikayeleri bir cam ekran arkasından değil de, kitaplardan okuyalım artık. Sadece tek bir yönle değil, her şeyiyle bir dünya yaşayalım artık…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here