Ana Sayfa GÜNCEL “En Güçlü Formül Birlik ve Beraberliktir”

“En Güçlü Formül Birlik ve Beraberliktir”

3076
0
Paylaş

DÜNYANIN 152 ÜLKESİ VE 6 ULUSLARARASI KURULUŞ
COVİD-19 BELASI İLE MÜCADELE ETMEK İÇİN TÜRKİYE’NİN KAPISINI ÇALDI

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran Ordu ziyaretleri kapsamında Fatsa ilçesinde belediye meclis üyeleri ve parti yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldiği kahvaltı programında, Türkiye’nin Covid-19 ile ilgili verdiği mücadele ve bugün gelmiş olduğu konum herkesin gurur duyması gereken ibretlik bir tablo olduğunu belirterek, “Dünyanın 152 ülkesi Covid-19 belası ile mücadele etmek için Türkiye’nin kapısını çaldı bunların içerisinde 6 tane de uluslararası kuruluş var.” dedi.

Fatsa Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını İlçe Başkanı İsa Yüksel Yaptı.

“SAYIN BAKANIMIZ DÜNYANIN BİRÇOK YERİNDE MAĞDUR OLMUŞ TÜRK VATANDAŞLARIMIZLA BİRE BİR İLGİLENDİ”

  Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar ise Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran’a ziyareti için teşekkür ederek, “Dünyanın yaşamış olduğu bir imtihan var. Bu süreçten biz Sayın Bakanımızın öncülüğünde gerçekten Ordu olarak gururlandığımız işlere imza atıldı. Bu süre içerisinde gerek Suudi Arabistan’da eşimiz dostumuz akrabalarımız kalmıştı, İran’da, Moritanya’da dünyanın birçok yerinde Türk vatandaşlarımız kalmıştı hepsinin sorunlarını Sayın Bakanımıza ilettiğimiz de hepsi ile birebir ilgilendi ve bugün itibariyle dünyada ibret alınacak bir başarı hikayesi oluştu. Ben Sayın Bakanımıza Ordu adına çok teşekkürlerimizi iletmek istiyorum.” dedi.

“HERKES TÜRKİYE’NİN İMKÂNLARINDAN İSTİFADE ETMEK İSTEDİ”

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran’ da yaptığı konuşmada bütün dünyanın görünmeyen düşmanla mücadele ettiğini söyleyerek, “Bu görünmeyen düşmanla Türkiye’nin verdiği mücadele ve bugün gelmiş olduğu konum öncelikle hepimiz için gurur duyması gereken ibretlik bir tablodur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sağlık Bakanlığımızın ve Bilim Kurulumuzun koordinasyonunda bütün ilgili birimlerimiz adeta seferber oldu. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin de getirdiği kazanımlarla bu süreci çok az hasarla hatta bu süreçten daha da güçlenerek çıktığımızı bugün bütün dünya takdir ediyor. Dünya sağlık örgütünün Avrupa direktörü hiçbir ülke Türkiye kadar bu badire ile etkili bir mücadele gösteremedi dedi, Dünya Sağlık Örgütünün genel direktörü dünyanın her platformunda Türkiye örneğini verdi işte bu başarı hikayesi dava arkadaşlığının birleşmesi ile mümkün olabilir. 15 Temmuz’un 4. yıl dönümünü geçirirken o dönem milletimiz tanklara karşı nasıl cansiperane kahramanca mücadele ettiği ise bugün de covid-19 belasına karşı birlik ve beraberlik içerisinde dayanışma içerisinde bu başarıyı gösteriyoruz. Dünyanın 152 ülkesi covid-19 belası ile mücadele etmek için Türkiye’nin kapısını çaldı, bunların içerisinde 6 tane de uluslararası kuruluş var. Bu süreçte herkes Türkiye’nin imkanlarından istifade etmek istedi. Bir yandan Türkiye 83 milyon vatandaşın sağlığını güvence altına alırken bir yandan da kapımızı çalan 152 ülkenin ve 6 uluslararası kuruluşunda yardım taleplerine karşılık verdi. Hamdolsun bugün 140 ülkeye tıbbi yardım göndererek dünyanın diğer ülkelerinde bu tehditle mücadele etmesine imkan sağladı. Yerli ve milli solunum cihazlarımızda maskelerimiz de dezenfektanlarla tıbbi yardım gereçleri ile bütün imkanlarımızla bugün sadece ülkemizin değil dünyanın ihtiyaçlarını da karşılayacak bir konuma geldik. İşte girişimci ve insani dış politika derken Türkiye Türkiye’den büyüktür derken aslında bunları kast ediyorduk.” diye konuştu. 

“HEDEFİMİZE ULAŞMAK İÇİN EN GÜÇLÜ FORMÜL BİRLİK BERABERLİK”
Ayasofya konusuna da değinen Bakan Yardımcısı Kıran, “Yıllardır adeta sürüncemede kalmış Fatih’in İstanbul’u fethettiğinde Akşemsettin’in hutbe okunması ile Fatih’in cuma namazını kıldırdığı Ayasofya Camii’ni biz yıllar sonra Danıştay’ın verdiği kararla birlikte Cumhurbaşkanımızın imzaladığı kararname ile yeniden camiye dönüştürdük. Hamdolsun inşallah 24 Temmuz’da orada hep birlikte Cuma namazına idrak ederek Ayasofya’yı camiye dönüştürmüş olacağız. Elbette Türkiye’de birbirinden güzel camilerimiz var, ibadetlerimizi yerine getirebilecek mabetlerimiz konusunda en ufak ihtiyacımız yok ama Ayasofya’yı camiye dönüştürdüğümüzde dünyadan yükselen sesleri görüyoruz. Ama biz bugün o ülke ne der, şu ülke ne yapar, kendi egemenlik haklarımızla ilgili kararları da başkalarına bırakmayacak kadar özgüven sahibi kudret sahibi güç sahibi bir ülkeyiz ve hamdolsun bu gücümüzü de artırarak devam edeceğiz. Bu gücümüzü muhafaza etmek için ülkemizin bu hedeflerine daha da rahatlıkla ulaşabilmesi için en güçlü formül birlik ve beraberliğimizin muhafaza etmektir.” şeklinde konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here